banner38

Nedir bu insanlardaki telaş

Herkesin bir telaşı var muhakkak şu yeryüzünde. Telaş telaş telaş ne bitmez bir dert. Telaş olmayan güne tamah ediyor bedenlerimiz. Bedeni doyuran, dinlendiren etkenler ruha etki etmiyor. Dünya hızla dönmekte insan çark gibi dönüp duruyor yeryüzünde. Her şeye yetişip Allaha yetişemez olduk. Her şeye yetişip  birbirimize yetişemez olduk. Dünyanın yüzde 90 kısmı hala yetişememe derdinde. Bunca telaş içinde kim bilir ruh hangi alemin içinde. Hep eskiden diye başlar cümlelerim çünkü hep eskiye özlem duyuyor kalplerimiz. Eskiden,  kimse kimsenin mahremiyetine merak duymazdı, şimdi herkes herkesi bilir oldu, Allahın ısrarla kusur aramayın kusur örtün kelamı günden güne yok oluyor. Eskiden insanlar birbirini gerçekten severdi, küslük uzun sürmez, kapılar sürekli çalınır bir tatlı muhabbet bir tabak yemek bazen de ansızın çalan uzaklardan gelen bir telefon her şeye lezzet verirdi, şimdi herkes birbirini seviyor ama çok azı Allah rızası için seviyor. Herkes fazlasıyla akıllı ve zeki ama çok azı ahlaklı. Herkesin belli belirsiz bir amacı var amacı cenneti kazanmak, Allahın rızasını kazanmak olan pek az insan var. Herkes mektepli oldu, ilim bilen edebi unuttu. Herkes  birbirine ahkam kesiyor herkes kendince haklı ve küslükler kibirle besleniyor, kapılar çalmaz oldu çalanlar da ne dediğini bilmez yeni nesil oldu.


Icimiz bir kapıya muhtaç yoksul bir ev. Kalp yoksul kalmış şu devrin tüm zenginlikleri içinde. Tükeniyoruz kurdun elmayı iyice kemirip bitirmesi gibi. Tükeniyoruz ve telaşımız hiç bitmiyor... Şair ne güzel anlatıyor; Allaha bizi ölümle tedavi ettiği için şükretmeliyiz yoksa hepimiz hırs kanseri olurduk...

YORUM EKLE