Siyasilerden

Siyasilerden 'Van Depremi' mesajı

Van depreminin 7. yıl dönümünde siyasiler mesaj yayınladı.


Tarih: 22.10.2018 11:06

Haber anlık olarak güncellenmektedir...

 

Van Tuşba Belediye Başkanı Doç. Dr. Fevzi Özgökçe

 

Başkan Özgökçe, ilkinin 23 Ekim 2011 yılında meydana geldiği ve yaklaşık bir yıl boyunca binlerce artçı sarsıntıyla devam eden ve 9 Kasım 2011’de de meydana gelen ikinci büyük depremle birlikte toplam 644 kişinin vazife-i hayattan terhisine, tebdil-i mekânına, tahvil-i vücuduna ve ruhun bedendeki tasarrufuna son verdiği ve binlerce kişinin yaralanmasına yol açan Van depremlerinin bölgede yaşanan terör olaylarından sonra Van’da yaşanan en büyük felaketlerden biri olarak tarihteki yerini aldığını söyledi. Van’da bir daha böyle depremlerin yaşanmamasının en büyük temennileri olduğunu dile getiren Başkan Özgökçe, “Burada önemli olan husus; birinci dereceden deprem bölgesinde yaşadığımız ve bu bölgede yapılacak tüm yapıların, ruhsatlı ve depreme dayanıklı ve yapı denetimli olarak yapmaktır. Yaşamış olduğumuz bu 4. sanayi devrinde her konuda sahip olduğumuz tecrübe, bilgi, birikim ve teknolojiyi kullanarak depreme karşı daha dayanıklı yapılar inşa ederek en üst düzeyde tedbirlerimizi almamızdır. Kurumlarımızla ve vatandaşlarımızla bir bütünlük içerisinde her vakit depremlere ve afetlere bu şekilde hazırlıklı olmalıyız. Bu sebeptendir ki, hem kamu hem de özel sektör olarak, yapacağımız tüm binaların kanun, tüzük ve yönetmeliklerin öngördüğü standartlara uygun olarak yapılmasını sağlamalıyız. Tuşba Belediyesi olarak kurulduğumuz 2014 yılından beri bizler Van depreminin o sıcaklığı ve insana, canlıya verdiğimiz önemden ötürü 7/24 tüm zabıta birimlerimiz, yapı denetim ve kontrol ekiplerimizle gereken hassasiyeti en üst düzeyde ve asla taviz vermeden tüm ilçe genelinde gerekli özeni, sabrı ve takdiri gösteren tüm Tuşbalılara teşekkür ederiz. Ayrıca periyodik olarak ilçemizde bizden önce yapılan ve büyük bir kısmı ruhsatsız ve projesiz olan yapıların güvenli hale getirilmesi için gerekli uyarı ve önerilerimizi yapmaktayız. Bunu içindir ki Tuşba Belediyemiz kurulduğu 2014 yılından bugüne kadar ilçemiz sınırları içerisinde hiçbir kaçak yapıya müsaade etmedi ve etmeyecektir” dedi.


Deprem döneminde AK Parti hükümeti ile tüm Türkiye genelinde dünyaya örnek teşkil edecek olan deprem sonrası hızlı müdahale ile enkazların kaldırılması, eşsiz bir yardımlaşma ve dayanışma içerisine girerek büyük acıların yaşanmasına neden olan depremin yaralarını çok kısa bir sürede sarmasını bildiğini kaydeden Başkan Özgökçe, “Bizler ülkemizin ve hususan bölgemizin deprem tehlikesi altında olduğunu unutmadan, deprem ve diğer doğal felaketlere karşı almamız gereken tedbirleri sürekli gündemde tutmalı, vatandaşlarımızla ve kurumlarımızla bir bütünlük içerisinde her vakit hazırlıklı olmalıyız. Canımızın, malımızın ve binalarımızın güvenliği için plansız ve kaçak yapılaşmada kesinlikle kaçınılmalıdır. Deprem yönetmeliğine harfiyen uygun hareket etmeliyiz” şeklinde konuştu. 


Son dönemde kentsel dönüşüme yönelik çalışmaların artarak devam ettiğini de dile getiren Başkan Özgökçe, olası bir deprem tehdidine karşı kentsel dönüşüm çalışmalarının en önemli tedbirlerden bir olduğunu söyledi. Başkan Özgökçe, “Deprem korkulacak bir şey değil. Deprem bölgesinde yaşayanlar olarak depremle yaşamayı öğrenmeliyiz. İnsanları öldüren deprem değil, mühendis eli değmemiş ve fenni kurallara göre yapılmayan kötü yapılardır. Ülkemizin topraklarının yüzde 66’sı deprem kuşağındadır. Nüfusumuzun da yüzde 71’i de bu kuşakta yaşıyor. Son yüz yılda gerçekleşen tüm depremlerde yaklaşık 100 bin insanımız can vermiş, 500 milyar lira bir kayıp ortaya çıkmıştır. Bu dönemde özellikle Van’da akıllı evlerin, yeşil evlerin yapılmasını teşvik etmekteyiz. Tuşba’da da riskli alanlar belirlenerek, kentsel dönüşüm yapılacak alanlar ile ilgili Tuşba Belediye Meclisimiz ile Tuşba İmar ve Şehircilik Müdürlüğümüz birlikte çalışarak Tuşba'yı depreme tam olarak hazır hale getirmek için çalışılmaktadır” ifadelerini kullandı. 


Yerel yönetimler olarak, deprem ve diğer felaketlerde can ve mal kaybının yaşanmaması, kan ve gözyaşlarının akmaması için yasal mevzuatların kendilerine verdiği tüm yetkileri uygulamakta kararlı olduklarının altını çizen Başkan Özgökçe, “Tuşba Belediyesi olarak, depreme dayanıklı yapılar ve yerleşim alanlarının oluşturulması, kaçak yapıların önlenmesi konusunda tüm hassasiyetimizi gösteriyoruz. Bu vesileyle 23 Ekim ve 9 Kasım 2011’de yaşanan deprem felaketinin seneyi devriyesinde, depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, böyle bir felaketin bir daha yaşanmaması temennisiyle, vefat eden kardeşlerimizin yakınlarına ve milletimize bir daha başsağlığı diliyoruz” diye konuştu. 

 

Van’daki Ranss Marketler Zinciri Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bayram

 

Bayram, depremde yaşanan acıların izlerini koruduğunu belirterek, hayatını kaybedenlere ise Allah’tan rahmet diledi. Bayram, "7. yıldönümünü andığımız Van depreminde hayatını kaybeden tüm insanımızı rahmetle anıyor, felakette yakınlarını kaybeden herkese başsağlığı diliyorum. Van depreminde hafızalarımıza kazınan görüntüler hala izlerini korumakta, bu anlamda bu acıları bir daha yaşamamamız için toplumun bütün kesimine önemli görevler ve sorumluluklar düşmektedir. Deprem öncesi ve sonrası alınması gereken önlemler hususunda toplumun her kesiminin bilinçlenmesi ve buna bağlı olarak gerekli eğitimlerin alınması şarttır. Ülkemizin deprem tehlikesi altında olduğunu unutmadan, deprem ve diğer tabii afetlere karşı almamız gereken tedbirleri sürekli gündemde tutmalı, vatandaşlarımızla ve kurumlarımızla bir bütünlük içerisinde her zaman hazırlıklı olmalıyız" ifadelerini kullandı. 

 

İpekyolu Belediyesi Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Cemil Öztürk

 

Öztürk, 'İlimizi derinden yaralayan ve kedere boğan felaketin üzerinden 7 yıl geçmiş bulunuyor.Devlet ve toplum olarak en büyük sorumluluğumuz, yaşanan felaketlerden ders çıkarmak, ülkemizin aktif bir deprem kuşağı üzerinde bulunduğu gerçeğini göz önünde tutmak ve gerekli önlemleri almaktır. Bu çerçevede devletimizin son yıllarda çıkardığı yasalarla, güvenli ve düzenli bir şehircilik anlayışı için gereken tüm çalışmalar yapılmaktadır. İpekyolu Belediyesi olarak da, başta çevre ve güvenlik tehdidi olan metruk binalar olmak üzere, tüm binaların yapımı ve yıkımında gerekli çalışmaları yapıyor, olası bir depremin en az hasarla atlatılabilmesi için tüm önlemleri eksiksiz alıyoruz. Bu duygularla, ilimizin bir daha böyle felaketlerle karşılaşmamasını gönülden diliyor, Van depreminde hayatını kaybedenleri rahmetle anıyor, yakınlarına bir kez daha başsağlığı ve sabırlar diliyor, acılarını paylaşıyorum.' ifadelerini kullandı.

 

AK Parti Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar

 

Gülaçar: '23 Ekim 2011 yılında Van’da meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki depremin yıldönümüyle ilgili AK Parti Van milletvekilleri Osman Nuri Gülaçar ve Abdulahat Arvas, TBMM’de bir basın açıklaması yaptılar. Burada konuşan Osman Nuri Gülaçar, 23 Ekim 2011 yılında Pazar günü saat 13.41’i gösterdiğinde milyonlarca insanı derinden etkileyen bir olay meydana geldiğini belirterek, “Anneler temizlik telaşındayken, çocuklar oyun heyecanı yaşarken, gençler muhabbet esnasındayken, büyükler memleket meselelerini konuşurken, Van’ın dört bir yanında düğünler varken, hiç kimsenin beklemediği bir anda herkes son anını yaşadığını hti. Şokun atlatıldığı ilk anda ise en yakınlarımızın ahvalinin derdine düşüp belki de hayatımız boyunca idrak edemeyeceğimiz hızla onlara koşuverdik. Depremi yaşayanlar bilir; depremin sizi yakaladığı o anda yapayalnız kaldığınızı hissedersiniz. Artık ölümle aranızda hiç kimsenin olmadığını müşahede edersiniz. Ölümün sizi teğet geçtiğini fark ettiğiniz anda ise, en sevdiklerinize koşarsınız” dedi. 

 

“Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, kabinedeki bakanların büyük bölümüyle enkazın başındaydı” 


“Van Depremi’nin üzerinden yıllar geçtikçe depremin toprağın altına gömdüklerini ve kalplerde örtülü olanları gün yüzüne çıkardığını daha iyi anlıyoruz” diyen Osman Nuri Gülaçar, şöyle devam etti: 


“Şahsen Marmara depremini yaşayanlardan biriyim. Depremin üstünden 15 gün geçmesine rağmen devlet organlarının sahada olmadığını gördük. İnsanlar kendi yaralarını kendileri sarmaya çabalıyordu. Kendi cesetlerini kendileri çıkarmaya çalışıyordu. Açlık, sefalet, psikolojik travmalar, kayıplar hat safhadaydı. Tam bir çaresizlik hakimdi. Ancak Van depremini yaşadığımızda, depremin şokunu henüz üzerimizden atmamışken, o gün Başbakanımız olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, kabinedeki bakanların büyük bölümüyle enkazın başındaydı. Devletin bütün imkanlarını seferber ederek bir dakika dahi gecikmeyen Devlet Başkanımız başta olmak üzere tüm devlet büyüklerimize Van halkı adına sonsuz teşekkür ediyoruz.” 


İlk büyük depremin şokunu, acısını henüz atlatamamışken 9 Kasım 2011 tarihinde bir kez daha büyük bir depremle sarsıldıklarını dile getiren Gülaçar, “İkinci büyük deprem sadece binalarımızı değil umudumuzu, çabalarımızı da yıkmıştı. Birçok Vanlı kendi şehrinde yaşama umudunu da iyiden iyiye yitirmişti. Yüzlerce vatandaşımız hayatını kaybetti, binlerce insanımız yaralandı, on binlerce insanımız evsiz kaldı. Ölmüşlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Ailelerimize de bir kez sabır niyaz ediyorum” ifadelerini kullandı. 

 

“Tüm Türkiye halkının nasıl tek yürek, tek bilek olduğuna bizzat şahitlik ettik” 


Depremin yıkıcı etkisinin kolay atlatılmadığını kaydeden Osman Nuri Gülaçar, “Büyük depremlerin etkisi bir yana, kayıtlara geçen on binin üzerindeki artçılar hayatımızın rutini hale geldi. Öyle ki Vanlılar meydana gelen herhangi bir artçının şiddetini, derinliğini ve merkezini rasathaneden önce tam bir uzman yetkinliğinde tahmin etmeye başladı. Deprem bize çok şey öğretti, çok şey gösterdi. Öncelikle büyük bir operasyonel güçle hükümetimiz kısa zamanda çadır kentler, konteyner kentler kurdu. Depremin üzerinden sadece 300 gün geçmesine rağmen 30 bine yakın konut inşa etti ve hak sahiplerine teslim etti. Bunlar tarihin kaydettiği çok önemli hizmetlerdi. Van depreminde hükümetimizin olağanüstü hizmetlerinin yanında, tüm Türkiye halkının nasıl tek yürek, tek bilek olduğuna bizzat şahitlik ettik. Tüm Türkiye halkı bütün provokasyonlara rağmen, yalan-yanlış algılara rağmen üzerine düşen görevi bihakkın yerine getirdi. Türkiye’nin dört bir yanındaki vatandaşımız kendi evinden erzak, kıyafet ve birçok malzemeyi kendi imkanlarıyla kolileyip gönderdi. Tüm Türkiye halkına Van halkı adına sonsuz teşekkürlerimizi bir kez daha sunuyoruz. Komşu ülkelerimiz, dünya devletleri ve yurtdışındaki vatandaşlarımızın yardımları unutulmayacak büyüklükteydi elbette ki. Onlara da Van halkı adına bir kez daha teşekkür ediyoruz” diye konuştu. 

 

“Van depremi acı bir felaketti” 


Van depreminin acı bir felaket olduğunu dile getiren Gülaçar, “Ancak kanaatimizce aynı zamanda bir test, bir imtihan oldu hepimize. Bu imtihandan alnının akıyla çıkanlar çoğunlukta olduğu gibi, bu imtihanı bir fırsat bilip depremin oluşturduğu fay hatları gibi kalplerde ve zihinlerde de fay hattı oluşturmaya çalıştılar. Halkımızı kin ve nefrete itecek çeşitli provokasyonlar ürettiler. Olmayanı oldu gibi gösterdiler. Çeşitli tiyatrolar sergilediler. Ama başaramadılar. Türkiye halkı büyük bir erdemlilikle Vanlı kardeşlerine sahip çıktı. Sadece yardım kolileriyle değil. Evlerini, iş yerlerini açtılar onlara. Yüz binlerce Vanlı, geçici göçler ile Türkiye’nin dört bir tarafına yayıldı. Gittikleri yerlerde kardeşleri onlara el uzattı. Şer görünen bir deprem, birçok yıkıma sebep olan bir deprem, sarsılmaz gönül bağlarının oluşmasına da vesile oldu” dedi. 

 

“Asla nifaka, ayrıştırmaya, ötekileştirmeye müsaade etmeyeceğiz” 


Van depreminin birçok dersi birlikte öğrendiğimiz bir durum olduğunu kaydeden Gülaçar, şöyle devam etti: 


“Birincisi ve en önemlisi; güçlü ve büyük bir devlet olmanın bir felaketin yaralarını sarmada nasıl bir nimet olduğunu gördük ve bildik. Bırakın terör örgütlerini, zayıf bir devlet yapısı bile bu denli felaketler karşısında çaresizdir. Dolayısıyla devletimizi zayıflatacak terör örgütlerine, dış güçlere, çıkar odaklarına asla ve kata prim vermeyeceğiz, onlara bu fırsatı asla tanımayacağız. İkincisi, gönül bağları ve kardeşlik hukuku güçlü bir millet olmanın bu denli felaketlere merhem olmada nasıl bulunmaz bir nimet olduğunu gördük ve bildik. Dolayısıyla zihinlerimizde, gönüllerimizde fay hatları oluşturmaya çalışanlara asla izin vermeyeceğiz. Dün Van’ın başına gelen felaket yarın Edirne’nin Samsun’un veya Hatay’ın başına gelebilir. Türkiye hepimizin toprağı, hepimizin evi, hepimizin otağı. Tüm Türkiyeliler olarak, Türkiye’yi kuran unsurlar olarak, yeni Türkiye’nin inşasında hep birlikte taşın altına elimizi koyacağız. Asla nifaka, ayrıştırmaya, ötekileştirmeye müsaade etmeyeceğiz. Üçüncüsü; deprem gibi felaketler her zaman başımıza gelecektir. Önemli olan bu felaketlere karşı hazırlıklı olmamızdır. Çarpık kentleşmeye, depreme dayanaksız yapılara asla müsaade etmemeliyiz. Çocuğumuzdan yaşlımıza herkesi bu felaketler karşında eğitmeliyiz. Belediyelerimiz, tüm ilgili devlet organlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, bu ve buna benzer felaketler başımıza gelecekmiş gibi hazırlıklı olmalıyız. Bizler de milletvekilleri olarak bu hazırlıkların yapılması, denetimi, eksiklerinin giderilmesi için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. İlgili bakanlıklarımızın atması gereken adımlar hususunda takipçi olacağız. Daha geniş bir zaman diliminde değerlendirebileceğimiz birçok ders almamıza sebep oldu Van depremi. Rabbimizden bir daha böylesi felaketlerin başımıza gelmemesi için duada bulunuyoruz. İlgilerinden ötürü tüm basın mensubu arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Basın açıklamamıza destek veren Van Milletvekillerimiz İrfan Kartal ve Abdulahat Arvas’a teşekkür ediyorum.” 


Gazetecilerin ‘Öğrenci andı’ ile ilgili sorusuna cevap veren Abdulahat Arvas ise, “Irkçılığın empoze edildiği; çalışkan temelliği alıştırdığı, doğruyu yanlışları çok öğretildiği totaliter sistemin baskıcı zihniyetinin tartışılması artık abestir. 21. yüzyılda çocuklarımızı daha ileriye taşıyabilecek akademik başarıdan ziyade ahlaki, insani, vicdani ve aidiyet hakları toplumumuzun önünü açacağına inanıyorum. 1933 yılında yapılan andımızın parlamenter sistemle eskiden kaldığını, tarihe gömüldüğünü, onun yerine daha güzel şeylerin çocuklarımıza öğretileceğine inanıyorum. Bir insan ‘açım, susuzum ve üşüyorum’ kelimeleriyle pratiği dökülmese ne açlık, ne susuzluk, ne üşüme giderilir. Çağın milletimize yakışacak antların yapılacak kapasite, donanım ve kabiliyete sahibiz” dedi. 


Af ile ilgili soruya cevap veren Osman Nuri Gülaçar da, “Af ile ilgili Cumhurbaşkanımızın grubumuz adına ifade ettiği sözler önemli, değerli ve altı çizilmesi gereken sözlerdir” ifadelerini kullandı. 

 

VANTB Başkanı Nayif Süer

 

Başkan Nayif Süer, yayımladığı mesajda, “23 Ekim 2011 ve ardından çok kısa bir süre sonra yaşadığımız 9 Kasım depremlerinin üzerinden 7 yıl geçti. Daha dün gibi acısını htiğimiz depremler sonrası yüzlerce insanımız hayatını kaybederken, binlercesi yaralanmış, hayatta kalanlar ise depremin şoku ile maddi ve manevi olarak sarsılmıştır. Fiziksel hasarlar, ülkece gösterilen dayanışma sonucu büyük ölçüde kapansa da, yürek yaralarımız canlılığını korumaktadır. Jeolojik yapısı nedeniyle her zaman yıkıcı depremlerin yaşanabileceği ülkemizde, afetlerin ardından yapılması gereken en önemli şey; önlem almak, yapılarımızı afete duyarlı planlama anlayışı ile hayata geçirmektir. Bugüne kadar bilinen bilgiler ve var olan teknolojilerle fayların bulundukları yerleri bilmek mümkündür. Fakat fay hattının kırılacağı yeri ve fayların üreteceği depremin zaman ve tarihini bilmek mümkün değildir. Bu nedenle zaman kaybetmeden yapılarımızı depreme güvenlikli hale getirmek gerekiyor. Acılarımızın tekrar tazelendiği bugünde, depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, geride kalanlara sabır ve başsağlığı diliyoruz. Böylesi büyük bir felaketle yeniden sınanmamak dileği ile” ifadelerini kullandı. 

 

Van Ticaret ve Sanayi Odası (VAN TSO)

 

VAN TSO’dan yapılan açıklamada, 2011 yılında yaşanan iki yıkıcı depremin ardından Van’ın büyük bir yıkım yaşadığı, depremler sonrası kentte 644 kişinin hayatını kaybettiği hatırlatılarak, “30 bin konut, 3 bini aşkın iş yeri ağır hasar görmüştür. Merkezi hükümetin ve yurttaşların samimi yaklaşımları ve özverili çalışmaları neticesinde depremin oluşturduğu tahribatın giderilmesine çalışılmıştır. Ancak deprem felaketinin üzerinden 7 yıl geçmesine rağmen, depremin izlerini hala yaşadığımız sokaklarda, iş yerlerimizde, halkın yüzünde, tüccar ve esnafın iş hayatında görebilmekteyiz. Van’da deprem sonrası oluşan ekonomik sorunlar hala canlılığını korumaktadır. İlimizde özellikle ekonomik yaşam, deprem sonrası bir türlü toparlanma fırsatı bulamamıştır. Deprem sonrası ilimizde yapılan 28 bin civarında afet konutlarının ödemeleri ciddi mali külfet oluşturmuştur. Bütün girişimlerimize rağmen konut fiyatlarının düşürülmesi ve yeniden yapılandırılmasına yönelik taleplerimiz karşılık bulamamıştır. Oluşan ekonomik kriz nedeni ile tüccar ve esnaf bankalar ile sorunlar yaşamış ve ticari sicilleri bozulan birçok esnaf bugün iş yapamaz duruma gelmiştir. Deprem felaketinden buyana yapılması beklenen ve kentimizin can damarları arasında yer alan çevre yolu ne yazık ki tamamlanamamıştır. Deprem döneminde hasar alan birçok kamu kuruluşu halen kiralık binalarda zor koşullarda hizmet vermeye çalışmaktadır. Ekonomi aktörlerinin hemen hemen her gün iş ve işlem gerçekleştirdikleri defterdarlık binası ne yazık ki halen inşaat aşamasındadır. Bunun yanı sıra her platformda dile getirilen yeni stadyum için de bir faaliyet içerisine girilmemiştir. Deprem felaketi göstermiştir ki, ekonomik ve sosyal endekslerde en son sıralarda yer alan ilimizin, kamu desteği olmadan ayağa kalkması mümkün değildir. Son dönemde yaşanan ekonomik dalgalanma sürecini de sürece dahil ettiğimizde, ilimizin kamu desteğine olan ihtiyacı her zamankinden daha fazla ortaya çıkmaktadır. Bu süreçte ilimiz için ekonomik eylem planı hazırlanmalıdır. Planda yukarıda değinilen konuların yanı sıra yatırım olanaklarının iyileştirilmesi ve ticaretin önündeki tüm engellerin kaldırılması yer almalıdır. 2011 yılında yaşanan deprem felaketlerinde hayatını kaybedenleri rahmetle anıyor, devam eden sorunlarımızın bir an önce çözülmesi konusunda da yetkililerin Van’da faaliyet yürüten STK’lar ile iş dünyasını dinleyerek acil önlem almalarını beklediğimizi belirtmek istiyoruz” denildi. 


Abone Ol 

Van'da mide bulandıran olay! Ekmeğin içinden plastik eldiven çıktı

Para hareketliliği dudak uçuklattı! Ekipler 20 ilde eş zamanlı düğmeye bastı, 74 kişi gözaltında

Yağmur yağacak mı? Meteoroloji'den uyarı: Hava durumu tahminleri il il yayınlandı

Van'dan yurt dışına bitki kaçırmaya çalışanlara 2 milyon 322 bin 846 lira ceza kesildi

Van'ın taze otlu peyniri satışa sunuldu! Ortalama fiyatı dudak uçuklattı

Centro muzlu gofret yasaklandı mı? Merak edilen konuya açıklama geldi

Bu nasıl değişim! Songül'ün son halini görenler tanıyamadı