Beşiktaş Belediye Başkan Adayı Serkan Toper “Şiddet gören kadının avukatı Beşiktaş Belediyesi olacak”

Cumhur İttifakı Milliyetçi Hareket Partisi Beşiktaş Belediye Başkan Adayı Av. Serkan Toper kadınlar günü dolayısıyla düzenlenen panele katıldı. Moderatörlüğünü Tuğba Coşkun’un yaptığı panele Şeyda Coşkun, Pınar Eczacıbaşı, Ayşe Brav, Reyhan İpekel konuşmacı olarak katıldı. Panelde konuşan Toper seçimi kazandıkları takdirde Beşiktaş Belediyesi’nin şiddet gören kadınların avukatı olacağını belirtti.

Beşiktaş Belediye Başkan Adayı Serkan Toper “Şiddet gören kadının avukatı Beşiktaş Belediyesi olacak”

Cumhur İttifakı Milliyetçi Hareket Partisi Beşiktaş Belediye Başkan Adayı Av. Serkan Toper kadınlar günü dolayısıyla düzenlenen panele katıldı. Moderatörlüğünü Tuğba Coşkun’un yaptığı panele Şeyda Coşkun, Pınar Eczacıbaşı, Ayşe Brav, Reyhan İpekel konuşmacı olarak katıldı. Panelde konuşan Toper seçimi kazandıkları takdirde Beşiktaş Belediyesi’nin şiddet gören kadınların avukatı olacağını belirtti.

8 mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla ünlü Tuğba Coşkun moderatörlüğünde Beşiktaş’ta bulunan bir otelde bir panel düzenlendi. Panele Cumhur İttifakı Milliyetçi Hareket Partisi Beşiktaş Belediye Başkan Adayı Av. Serkan Toper, Ünlü yaşam koçu Şeyda Coşkun, Pınar Eczacıbaşı, Ayşe Brav ve Reyhan İpekel konuşmacı olarak katıldı. Panele Beşiktaşlı kadınlar da yoğun ilgi gösterdi.

Benim kadınlarla ittifak yapmam lazım

Toper Beşiktaş’ın bir kadın kenti olduğunu belirterek “Burada iki tane önemli denklem vardı. Beşiktaş bir kadın kenti siyasi denklemlerin ötesinde benim kadınlarla ittifak yapmam lazım. Aradan geçen bunca süre sonrasında bütün çalışmalarımızın ana damarı kadınlar olmuş durumda. Biz dedik ki kadınlarımızla birlikte başaracağız bunu, başarma yolunda da inanılmaz bir ivme kazandık. İttifakın en önemli paylaşım kadın erkek kimliğinin ötesinde Cumhuriyeti seven, Atatürk’ü seven, Çağdaş Demokrat her şeyden önemlisi de vatanını milletini bayrağını seven insanlarla bir arada bulunmak. Beşiktaş’ı almak için ortak akıl listesi yaptık ve dedik ki Beşiktaş’ı ortak akıl ile yöneteceğiz. Artık bu partizanlık, din, mezhep ayrımı ideolojik ayrılıklar son bulacak” diye konuştu.

Kadına şiddette en yüksek oran İskandinav ülkelerinde

Kadına yönelik şiddet konusunda ülkemizde yanlış bir algının bulunduğunu vurgulayan Toper “Ben bir hukukçuyum kadına şiddet ve kadın hakları konusunda Türkiye’de 20’ye yakın Belediyede ünlü habercilerle paneller düzenledim. Şöyle bir algı var kadına şiddet Türkiye’nin özelinde bir konuymuş gibi. Kadına şiddet oranı en yüksek olan ülkeler İskandinav ülkeleri. Norveç, Danimarka ve İsveç” dedi.

Kadın obje değil hayattır.

Seçimleri kazandıkları takdirde Beşiktaş Belediyesinde kadınlar için bir yönetim anlayışının ortaya konulacağını dile getiren Toper “Kadına şiddetin tarifi ile alakalı bir konu var. Kadın obje değildir, kadın hayattır. Belediye Başkanı kadınlar için ne yapar; Belediye Başkanı kadınlar için bir yönetim anlayışı ortaya koyar. Seçildiğimiz de şiddet gören bir kadın Beşiktaş Belediyesi’ne başvurduğu halde ben bir avukatım ve şiddet gören kadının avukatı Beşiktaş Belediyesi olacak. Türkiye’nin neresinde olursa olsun ben bunu Beşiktaş’ta yaşama şartı koymuyorum. Beşiktaş Belediyesi’ne başvurduğu halde Beşiktaş Belediyesi o kadının bütün hukuki sürecini yürütecek. Avukat tutacak, ücretsiz avukatlık diye bir kavram yok ve bu avukatların ücretini belediye ödeyecek. Ben bu konuda avukatlarımızın zaten gönüllülük esasına dayanan bir yapı oluşturacaklarını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Şiddet gören kadın sığıntı değil

Şiddet gören kadınlar için sığınma evleri yerine onları kendi evlerinde kalmalarını sağlamak için şiddeti uygulayan eşin evden uzaklaştırılması için gerekli adımların belediye avukatları tarafından atılacağını ve kadınların haklarının korunacağını belirten Toper “Kadın sığınma evleri yapacak mısın? diye soruyorlar. Hayır çünkü şiddet gören kadın sığıntı değildir. Bu kavram tehlikeli bir kavramdır. Çok kısıtlı olmak şartıyla belediyenin yüksek güvenlikli evleri olabilir. Ama asıl olan şiddet gören kadının aile ikametinde tutmak gerekir. Belediye hemen hukukçuları vasıtasıyla şiddet göstereni evden uzaklaştıracak. Kadın bir kere güvenli şekilde evinde kalacak ama burada ikinci bir problem devreye giriyor. Kadın çalışmıyorsa eğer ve ekonomik olarak bağımlı durumdaysa şiddet gösterene tekrar bağımlı hale gelip tekrar onu affetmek zorunda kalır. İşte burada belediye devreye girecek. O kadının destekten yoksun kalma nafakasını belirli süre ödeyecek. Hukuki süreçler en sonunda sadece uzaklaştırma kararı verilmiyor. Başvuru halinde geçici olarak nafakada bağlanır. Ama bunun bağlanması en erken bir ayı buluyor. Bir de bunun tahsilat aşaması var. İşte bu tahsilat aşaması netleşene kadar belediye kadının nafaka kısmını kadına ödeyecek” diye konuştu.

Beşiktaş Belediyesinde kadın kentine yakışır bir yönetim anlayışı olacak

Beşiktaş Belediyesi’nde kadın kentine yakışır bir yönetim anlayışı olacağını belirten Toper “Çalışmak da çalışmamakta kadının kendi tercihi. Dışarıdan bir dayatma ise kadına şiddetin en bariz halidir. Dolayısıyla kimse giyim tarzınızla alakalı çalışmanızda alakalı söz sahibi değil. Bu kapsamda hem teori çok iyi bilen hem de uygulamayı çok iyi bilen bir avukat, hem de kadınlarla birlikte yol yürüyen bir belediye başkan adayı olarak İnşallah Beşiktaş Belediyesi kadın kentine yakışır bir yönetim anlayışıyla kadınlarla birlikte yönetilecek” değerlendirmelerinde bulundu.

Siyasi Bir görüşüm yok duygusal bir görüşüm var

Ünlü yaşam koçu Şeyda Coşkun ise siyasi bir görüşünün olmadığını ancak Beşiktaş Belediye Başkan Adayı Serkan Toper’i yürekten desteklediğini belirterek “Ben 8 yıl öğretmenlik yaptım. Hep kadınlarla ve öğrencilerle çalıştım. Bir kadının çalışarak üreterek elinde istediği tüm güce sahip olabileceğin inanıyorum. Sadece bu hakkı alması gerekiyor. Ben bununla her anlamda mücadele ettim. Bu yolda Serkan beni çok iyi bilir, bu dönemde çok yanımda oldu. Hem avukatım, hem yakın bir dostumdur. Benimle beraber mücadele verdi. Ben, benimle ilgili yapılan bir haberde hemen Serkan’ı arıyordum. Benimle ilgili böyle bir şey yazmışlar diye, o kadar zor bir süreç ki bu, bunu hep ben gerçekten Serkan’ın desteğiyle yürüdüm. Siyasi bir görüşüm yok duygusal bir görüşüm var. Ona inanıyorum ve onu seviyorum. O anlamda da her zaman bir kadının yanında bir güce ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Sağlam yerlere oturması gerekiyor çalışarak gücün temelinde her zaman ayakta durabilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

Şikayetçi olduğumuz erkekleri biz yetiştiriyoruz

Şiddetin kültürlere ve toplumlara göre değiştiğini belirten Ayşe Brav ise çocukların yetiştirilme tarzlarının çok önemli olduğunu ve aslında şikayet ettikleri erkekleri kadınların yetiştirdiklerini belirterek “Biz annelere çok iş düşüyor. Bu çok önemli özellikle oğlan annelerine iş düşüyor. Serkan şiddetten bahsetti, şiddet kültürlere toplumlara göre değişiyor. Bizim yetiştirme biçimimize göre. Hatta bir erkek bizi kıskandı zaman bağırdığı zaman hoşumuza gidiyor. Vay efendim Bana sahip çıkıyor kıskanıyor diye düşünülüyor. Ama oğullarımızı yetiştirme biçimimiz çok önemli. Bağırmaması gerektiğini bir kadına asla sesini yükseltmesi gerektiğini öğretmeliyiz. Yetiştirirken çalışan anne veya ev annelerinin çocuklarına bunu çok iyi bir şekilde öğretmesi gerekiyor. Çünkü şikayetçi olduğumuz erkekleri biz yetiştiriyoruz. Onlar armut gibi daldan düşmedi. Biz üçümüz de oğlan annesiyiz. Üçümüz de ya pırıl pırıl çocuklar yetiştirebiliriz ya da bağıran şiddet gösteren erkekler yetiştirebiliriz” dedi.

Hayatı boyunca sağ partiye oy vermemiş annem ilk kez Serkan Toper’e oy verecek

Belediye seçimlerinde partilerden ziyade adaylara oy verilmesi gerektiğini belirten Ayşe Brav “Serkan Bey bana Atatürkçüyüm dedi ve bize sözü var hayvan hastanesi ve hayvan oteli yapacak. Bunlar çok önemli şeyler çünkü ben belediye seçimlerinde belediye başkanlarına oy verilmesine inanıyorum. Yani partiye değil kişilere oy verilmesine inanıyorum. O yüzden de Serkan Bey’e inandık, güvendik. Ben Şişli seçmeniyim ama annem hayatı boyunca sağcı bir Parti’ye oy vermemiş ama ilk defa Serkan oy verecek. Gerçekten kendisine son derece güvendik ve inandık” diye konuştu.

CHP bize haksızlık yapıyor

Kendisinin bir CHP seçmeni olduğunu belirten ancak CHP’nin kendilerine haksızlık yaptığını dile getiren Brav “ Ben CHP seçmeniyim ama CHP bize çok büyük haksızlık yapıyor. Kimi koyarsam koyayım nasıl olsa seçecekler diye düşünüyor. Bu dayatmaya karşı itiraz ediyoruz. Dolayısıyla CHP bunu da hak etmiyor o yüzden de oyumuz Serkan Bey’e” dedi.

Bir şey değişecekse kadınlar değişimi gerçekleştirir

Bir şey değişecekse bunun kadınlarla mümkün olduğunu belirten panelin moderatörü Tuğba Coşkun “Bence de biz kadınlar bir olalım, birlikte olalım. Biz erkekleri de yola getirebiliriz. Bir şey değişecekse kadınlarla değişim olur ben de partizan değilim açıkçası ben de sol görüşlü biriyim. Hayatım boyunca ilk defa MHP’ye oy vereceğim Serkan’a. Çok da gönül rahatlığı ile vereceğim çünkü çok inandığım bir arkadaşım. Gerçekten hak eden, çalışan, üreten kişiler ülkemizi yönetsin. Biz de onların arkasında dimdik olalım. Biz Kadınlar olarak her zaman dik ve çalışmaya hazırız” dedi.

""Serkan Toper’in uzlaştırıcı tavrı büyük fark oluşturacak"

Serkan Toper’e güvendiğini ve onun uzlaştırıcı tavrının büyük bir fark oluşturacağını belirten Reyhan İpekel de “Adayıma güveniyorum. Bir kere hukukçu olması çok önemli. Aynı zamanda bu seçim kampanyası döneminde çalışma şansımız sıklıkla oluyor. Kadına son derece saygılı. Bir kere sevgi dolu bir anne evladı olduğunu hepimize hissettirdi. Benim için çok önemli, anne sevgisi alan erkek çocuk her zaman çok başarılı olduğuna inanıyorum. Her şeyin temelinde sevgi var tabii ki. Geleneklerimiz bazı şeyleri zorlamak da beraber biz el ele de bir arada STK’lar olarak da her birimiz üstümüze düşen görevleri yapmalıyız. Ben Beşiktaş Belediyesi adayımız Serkan Toper’in uzlaştırıcı tavrıyla büyük bir fark oluşturacağına inanıyorum. Serkan Bey’in projeleri çok gerçekçi ben 25 yıldır bir sürü dernekte yer aldım projeler konuşulduğu zaman gerçeği ifade etmezler, oluşturulduğunda bir gerçektir. Dolayısıyla ben kendisinin gerçekliğini inandım” diye konuştu.

Kadınlara pozitif ayrımcılık

Kadınlara iş hayatında pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğini belirten iş kadını Pınar Eczacıbaşı ise şunalrı söyledi:

“Hiçbir zaman kadın erkek ayrımı yapmam. Benim için insan önemli bence bir tek bu gün değil her gün kadınlarımızın günü. Ama bize bu günler bize şu fırsatı veriyor. Türkiye’nin kadınlarının içinde bulunduğu sorunları belki de içlerinde yaşadıkları yapmak istedikleri arzuları yerine getiremedikleri bu dünyada 21. Yüzyılda da hala kadına şiddetten hala okuma yazma bilmeyen kadından bahsediyorsak bunlar utanılacak şeyler. Ama bence kadınlarımıza pozitif ayrımcılık yapmamız şart. İki tane karşınıza aynı yetenekte bir bey ve bir kadın gelip size iş başvurusunda bulunuyorsa burada pozitif ayrımcılık yapılıp kadın tercih edilmeli. Çünkü yıllardır bu yerleri erkekler o kadar doldurmuş vaziyette ki biz bu pozitif ayrımcılığı bugün yapmazsak bu dengeyi sağlayamayacağız"
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER