Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Taşlara kazınmış bir medeniyet: Van’ın sessiz tanıkları

Van, Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer alır. Anadolu’nun en büyük kapalı

Van, Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer alır. Anadolu’nun en büyük kapalı havzası olan Van Gölü kıyısında konumlanan şehir, verimli toprakları, bol akarsuları ve elverişli iklimi ile önemli bir yerleşim merkezidir.

VAN’IN TARİHİ

Van’ın tarihi M.Ö. 7000 yıllarına kadar uzanır. Şehir, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Van, Urartu Krallığı’nın başkenti olan Tuşpa adıyla bilinir. Van Kalesi’nin güneyindeki Tilkitepe ve Van Gölü’nün kuzeyinde yer alan Ernis Mezarlığı’nda yapılan kazılarda Kalkolitik, Bronz ve Demir çağlarına ait eserler ortaya çıkarılmıştır.

Şehrin ilk kurucusu olarak Asur Kraliçesi Semiramis gösterilmektedir. Bölgeye önce Hurriler, ardından Urartular yerleşmiştir. Urartular döneminde Van, güçlü bir imparatorluk merkezi haline gelmiştir. Daha sonra sırasıyla Medler, Persler, Büyük İskender, Selevkoslar, Ermeniler, Partlar, Romalılar, Sasaniler ve Bizanslılar bu bölgeye hâkim olmuştur. M.S. 675 yılında Müslüman Araplar şehri fethetmiştir. Ardından Selçuklular, İlhanlılar, Celayirliler, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlılar bölgeye hâkim olmuştur.

URARTULAR VE HURRİLER DÖNEMİ

Hurriler, M.Ö. 2000’li yıllardan itibaren Van Gölü çevresinden başlayarak Karadeniz’e kadar uzanan geniş bir bölgeye hâkim olmuştur. Ancak M.Ö. 13. yüzyılda merkezi otorite zayıflamış ve beyliklere bölünmüştür. Bu süreçte Asur Krallığı ile başlayan mücadeleler, Urartu-Asur savaşları olarak M.Ö. 6. yüzyıla kadar devam etmiştir. Urartular, bu zorlu coğrafyada uzun süre egemenliklerini sürdürmeyi başarmıştır.

tarih

OSMANLI DÖNEMİNDE VAN

1893 Osmanlı nüfus sayımına göre Van’da 51.149 kişi yaşamaktaydı. Bu nüfusun %64,6’sı Ermenilerden (33.053 kişi), %35,4’ü ise Müslüman Türklerden (18.096 kişi) oluşuyordu.

VAN KALESİ VE TARİHİ YAPILAR

Van Kalesi, Urartu döneminden kalan en görkemli yapılardan biridir. 3000 yıllık geçmişe sahip kale, kaya ve oda mezarları, yazıtlar ve tapınaklarla birlikte ayakta kalmayı başarmıştır. Kalenin güneyinde yer alan surlarla çevrili Eski Van Şehri, I. Dünya Savaşı’na kadar aktifti. Bu bölgedeki Orta Kapı, günümüze ulaşan tek sağlam şehir kapısıdır.

Mimar Sinan’ın eseri olan Hüsrevpaşa Külliyesi, han, hamam, türbe, imaret, çeşme ve medreseden oluşur. Bu külliyeye ait Çifte Hamam, bölgedeki sağlam kalan tek hamamdır. Eski Van’da günümüzde hâlâ kullanılan tek cami Kaya Çelebi Camii’dir.

Ne yazık ki Van Ulu Camii yıkılmış, sadece minaresi ayakta kalmıştır. Aynı durum Kızıl Cami için de geçerlidir. Kentte ayrıca S. Dsirvanor, S. Stephan, S. Vardan, S. Neshan, S. Paulos ve S. Petros gibi birçok tarihi kilise bulunmaktadır. Eskiden İsa’nın çarmıhına ait bir parçanın saklandığı Meryem Ana Kilisesi (S. Haç, Tiramary) ve Vaftizci Yahya Kilisesi de günümüze ulaşamamıştır.

Horhor Bahçeleri, sur içindeki en önemli yeşil alanlardı. Bahçelerin hemen yanında Horhor Camii ve Medresesi bulunmaktaydı. Bu alanlar da kısmen günümüze ulaşmıştır.

ULAŞIM VE STRATEJİK ÖNEMİ

Van, tarih boyunca stratejik konumu nedeniyle önemli bir kavşak noktası olmuştur. Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Anadolu bölgelerinden gelen iki ana kara yolu, Van’da birleşerek İran’a uzanır. Bu özellik, Van’ı hem geçmişte hem de günümüzde önemli bir ulaşım ve ticaret merkezi haline getirmiştir.